Bize Ulaşın
› 
› 
Dolgu

 

 

Dolgu

Yüzdeki Çizgilere Yağ Ve Doku Kokteyli Enjeksiyonu (Lipofilling)

Hastanın vücudunun yağ içeren bölgelerinden iğne ile yağ alınması ve problemli bölgeye enjekte edilmesi olarak bilinen dolgu operasyonu “otolog-yağ transplantasyonu” ya da “mikro lipoinjeksiyon” olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde en sık kullanılan yağ enjeksiyonu prosedüründe hastanın kendi yağ dokuları kullanılmaktadır. Bu yağ dokusu hastanın karın bölgesinden, uyluk bölümünden, kalçasından ya da uygun yağ oranına sahip herhangi bir bölümünden alınabilmektedir.

Bu cerrahi müdahale genellikle vücudun başta yüz bölgesi olmak üzere pek çok bölgesinde meydana gelen çöküklüklerin yeniden dolgun bir görünüm alması için uygulanır. Derideki çökmelerin ya da yaşlılığa bağlı olarak ortaya çıkan derin çizgilerin yok edilmesinde uygulanan başarılı bir metottur. Deride bulunan düzensizliklerin giderilmesi, ağız ile burun arasında kalan, mimiklere bağlı olarak ortaya çıkan çizgilerin yok edilmesi gibi sorunların giderilmesine yönelik olarak tercih edilen bu yöntem dudakların dolgunlaştırılması talebinde de beklentileri karşılayabilmektedir. Aynı zamanda yüz konturlarının düzeltilmesinde de uygulanabilmektedir.

Yağ enjeksiyonu ile dolgu uygulaması, vücutta donör olarak kullanılacak olan verici bölgenin ve enjektenin uygulanacağı bölgenin temizlenmesi ile başlar. Ardından her iki bölge lokal anestezi yöntemi ile uyuşturulur ve bu sayede hastanın uygulama esnasında herhangi bir acı hissetmesinin önüne geçilir. İstenen uyuşmanın elde edilmesinin ardından kalın uçlu bir şırınga ya da hastanın durumuna bağlı olarak ince bir liposuction kanülü yardımı ile donör bölgeden yağ emilir. Bu işlem esnasında şırınga veya kanül emici bir cihaza bağlıdır.

Verici bölgeden alınan yağ basit bir işlemden geçirilir ve bekletilmeden dolgu uygulanacak olan bölgeye enjekte edilir. Pek çok uygulama sonrasında yağ enjekte edilen bölgeye ince bir bant yapıştırılır. Yüzde mevcut derin çizgilerin giderilmesi amacıyla uygulanan işlem sonrasında yüz bölgesinde herhangi bir değişiklik meydana gelmez. Ancak alın çöküklüğü, yanak çöküklüğü, çene ucu dolgunluğunun arttırılması gibi amaçlarla uygulanan işlem sonrasında yüz bölgesinde şişlik veya kabartılar meydana gelebilir. Ancak bu geçici bir tepkidir. Kısa sürede şişlikler ve kabartılar yok olur.

Yağ enjekte edilmesi ile dolgunluk sağlanması işlemi kalıcı bir sonuç vermez. Uygulamanın belirli aralıklar ile tekrar edilmesi gerekmektedir. Bu periyotlar hem hastaya hem de kaçıncı kez uygulamanın yapıldığına bağlı olarak değişmektedir. Kimi hastalarda elde edilen dolgunluk 1 yılı aşkın süre kalır. Ancak bazı hastalarda 6 ay sonra uygulamanın tekrar edilmesi gerekebilir. Pek çok hastada ilk hafta ortaya çıkan dolgunluk düzeyi 6 ayın ardından yarıya inmektedir. Çünkü ilk haftalarda görülen dolgunluk düzeyinin bir bölümü şişkinliğe bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

3 ay sonrasında hekim tarafından dolgunluğun ne kadar daha kalacağı yönünde tahmini bir süre belirtilebilmektedir. Uygulamanın ardından 3 ay, 6 ay ya da bir yıl sonra yeniden enjeksiyon uygulanarak söz konusu bölgeye yağ ile dolgunluk verilebilir. Bu sayede istenen sonuç elde edilmektedir. Uygulamanın yapıldığı ilk yıl birkaç defa yeniden enjeksiyon yapılması gerekebilir. Ancak ikinci pek çok hastada yılda sadece bir defa uygulamanın tekrarlanması yeterli olmaktadır.

Geliştirdiğimiz yeni bir metot ile her defasında vücudun bir bölgesinden yağ elde edilmesine gerek kalmamaktadır. Alınan yağ dokularının bir bölümünü -196 santigrat derecede dondurarak bir sonraki uygulamada kullanabilmekteyiz.

Restylane, Juvaderm ve Diğer Dolgu Maddeleri ile Yüzün Doldurulması

Yüzdeki kırışıklıkların dolgunluğa kavuşturulması için artık sentetik maddeler de kullanılabilmektedir. Özellikle en az alerjik  olan hyaluronik asit kullanılarak elde edilen maddeler sadece birkaç dakika içerisinde yüz bölgesine enjekte edilebilmektedir. Bu sentetik maddelerin sağladığı dolgunluk da 6 ay ila 12 aya kadar sürmektedir.